2. sahne. Sabah olmuş. Adam uyanıyor. Yüzünde mutluluğunu belli eden bir gülümseme. Karısına dönüyor ve sıçrayarak bağırıyor. Çünkü dün gördüğümüz güzel kadın yerine çok çirkin bir kadın görüyoruz bu sefer.
Sloganımız geliyor: Beauty, mucizeler yaratır
Reklamımız iyice hafızalarda yer ettikten sonra ilk sahneyi atıp 2. sahnede biraz değişiklik yapıp yayınlıyoruz:
Sabah olmuş. Adam uyanıyor. Yüzünde mutluluğunu belli eden bir gülümseme. Yana dönüyor ve sıçrayarak bağırıyor. Çünkü yanında bir erkek.
Sloganımız geliyor: Beauty, mucizeler yaratır.
6 Şubat 2009 Cuma
8. GÜN 8. FİKİR
2 Şubat 2009 Pazartesi
3. GÜN 3. FİKİR
Kamera şimdi başka bir ofiste. Bir iş adamı, yaşlı, masasında oturuyor, elinde telefon. Telefonun çaldığını duyuyoruz fakat cevap vermiyor karşı taraf. Hafif kızgın bir ifadeyle telefonu kapatıp başka birini arıyor. Ok diyor iş sizindir. En kısa zamanda sözleşmeyi yapalım, malları 1 ay içinde istiyorum.
Ekran donuyor. İki donmuş kare görüyoruz. Solda telefona bakmayan patron. Sağda iki tedarikçi arasında kararsız kalmış, biri telefonuna cevap vermediği için diğerini seçen iş adamı. Bir ses duyuyoruz: “Keşke 1 dakika ayırıp o telefona baksaydı hayatının en büyük işini alacaktı.”
Ve slogan beliriyor: KEŞKE DEMEMEK İÇİN FIRSATLARI KAÇIRMAYIN
Bu sefer kamera bir evde... Yaşlı bir adamla 25 yaşlarında genç bir çocuk. Hararetli bir tartışma içindeler. Belli ki bir baba ve bir oğul. Genç çocuk kapıyı çarpıp çıkıyor. Yaşlı adam üzgün.
Kamera tekrar ofiste çalışanların arasından geçip en baştaki boş masaya geliyor. Bizim genç çocuk o masanın sahibiymiş meğer. Masasının sağ köşesinde telefon, onun yanında babasıyla olan bir resim. Telefon çalıyor. Arayan annesi, babasının öldüğünü söylüyor. Telefonu kapatıyor yavaşça, gözleri doluyor, babasının fotoğrafına bakıyor ve koşarak çıkıyor ofisten. Ekran donuyor. Sağ tarafta oğlu kapıyı çarpıp çıktıktan sonra yıkılmış baba, sol tarafta boş masa. Bir ses duyuyoruz: “Keşke son görüşmeleri böyle olmasaydı, keşke fırsatı varken son bir kez seni seviyorum diyebilseydi.”
Ve slogan beliriyor: KEŞKE DEMEMEK İÇİN FIRSATLARI KAÇIRMAYIN
Kamera bir ofiste... Bilgisayarı, klavyeyi ve 2 adet el görüyoruz. Maillerine bakıyor. İlk sıradaki maili açıyor. Bir iş başvurusu, Adil Zehir’den gelmiş. Reklam yazarlığı için başvurmuş. Bilgisayar başındaki kişi maili okumadan siliyor. Bir ses duyuyoruz: “Keşke ona, birkaç yıl sonranın en iyi reklam yazarlarından birine bir şans verseydi.”
Ve slogan beliriyor: KEŞKE DEMEMEK İÇİN FIRSATLARI KAÇIRMAYIN
30 Ocak 2009 Cuma
1. GÜN 1. FİKİR
